Veri ekibi rapor fabrikası olmaktan nasıl çıkar
Çoğu veri ekibinin gününü modelleme değil, aynı raporun on farklı versiyonu yiyor. Bunu değiştiren şey daha çok insan değil, daha az tekrar.

Bir şirketin veri olgunluğunu anlamanın kestirme yolu var: veri ekibine haftada kaç rapor talebi geldiğini ve bunların kaçının birbirinin küçük bir varyasyonu olduğunu sorun. Oran genelde şaşırtıcı derecede yüksektir.
Tekrarı kaldırmak, yetenek eklemekten ucuz
Aynı sorunun on ayrı biçimde sorulması, iş biriminin veriye erişemediğinin işaretidir. Erişim açıldığında talep kuyruğu kısalıyor; kalan talepler de gerçekten zor olanlar oluyor: müşteri yaşam boyu değeri, churn tahmini, fiyat esnekliği.
Veri ekibinin başarısı ürettiği rapor sayısıyla değil, kendisine sorulmayan soruların sayısıyla ölçülür.
Bizim rolümüz burada aracı olmak: veriyi tek profilde toplayıp iş birimine anlayacağı dilde açmak, veri ekibine de üstünde çalışacağı sağlam bir zemin bırakmak.
İlk üç ayda ne yapıyoruz
İlk ay envanter: hangi rapor hangi tablodan besleniyor, hangi tanım kaç yerde farklı yazılmış. "Aktif müşteri" tanımının üç ekipte üç farklı olduğunu görmek, çoğu şirkette ilk şok oluyor.
İkinci ay sözlük: en çok kullanılan otuz metriğin tek bir tanımını yazıyoruz ve bunu panele gömüyoruz. Tanım koda gömülünce tartışma bitiyor; herkes aynı ciroyu görüyor.
Üçüncü ay erişim: iş birimine kendi sorusunu sorabileceği ekranı açıyoruz ve veri ekibinin gelen kutusunu izliyoruz. Talep sayısı düşmüyorsa bir yeri yanlış kurmuşuzdur — genelde de eksik olan ekran değil, güven oluyor: sayının nereden geldiği görünmüyorsa kimse kendi sorduğu sorunun cevabına inanmıyor.


