Kutunun içinden: nasıl çalışıyoruz
Ürün kararlarını toplantı odasında değil, mağazada ve çağrı merkezinde alıyoruz. Ekipteki herkesin sahaya inmesinin sebebi bu.

Bir özelliği tasarlamadan önce onu kullanacak kişinin yanında bir gün geçirmeyi kural hâline getirdik. Kasadaki hızın, mağaza müdürünün sabah rutininin ve çağrı merkezindeki tekrar eden sorunun ne olduğunu bilmeden kurulan ekran, kâğıt üzerinde doğru görünüp sahada yavaşlatır.
Küçük ekipler, kısa mesafe
Ürün, yazılım ve saha ekiplerini ayrı katlarda değil aynı masada tutuyoruz. Bir müşteri geri bildirimi ile o geri bildirimin koda dönüşmesi arasındaki mesafe ne kadar kısaysa, ürün o kadar dürüst oluyor.
İyi ürün, sahada çalışanın işini kolaylaştırdığı gün iyi olur; demoda güzel göründüğü gün değil.
Bu yüzden işe alırken de aynı şeye bakıyoruz: kişinin kullandığı teknolojiden çok, karşısındakinin işini anlamaya ne kadar merak duyduğuna. Kod yazmayı öğretmek, merakı öğretmekten kolay.
Haftalık ritim
Haftaya sahadan gelen notlarla başlıyoruz: geçen hafta hangi müşteri neyi soramadı, hangi ekran kimi yavaşlattı. Bu notlar doğrudan yol haritasına giriyor; ayrı bir "istekler" listesinde beklemiyor. Cuma günleri ise küçük de olsa çalışan bir şey gösteriyoruz — sunum değil, ekran.
Uzaktan ya da ofiste çalışmak konusunda katı bir kuralımız yok; tek kuralımız, bir işi yapan kişinin o işi kimin için yaptığını görmüş olması. Bir kez mağazada durup kasayı izleyen bir geliştiricinin yazdığı kod, o deneyimi yaşamamış birininkinden farklı oluyor.


